Degerli okuyucularim gunaydin iyi haftalar dilerim.
Bu hafta sizlere Sanayici Politikacı Eski Bakan rahmetli Süleyman Demirel'in manevi evladı Duayen bir insandan söz edecegim .
Bu kisi rahmetli Suleyman Demirelin rahmetli ihsan sabri caglayangilin rahleyi tedrisatindan gecmistir.
Bende de cok buyuk hatiralari ve VEFASI VARDIR BENIM COK DEGERLI AGABEYIMDIR. Hüseyin Cavit Çağlar
Bursada Balkan gocmenleri derneginde soyledigi aşagidaki soz tum Turkiye de yankilanmaktadir
TENCERE KAYNAMAZ ISE ULKEDE BARIŞ OLMAZ
Sozu tam Rahmetli Suleyman Demirel ve onun evladi dostu Sn. CAVİT CAGLAR sozudur
Bu Söz Saray’a Ulaşıyor mu? Acaba? Devleti yonetenlere ulasiyormu
acaba?
Sn.Cavit Çağlar’ın söylediği bir cümle var ki, bugün Türkiye’nin bütün makyajını silip gerçeği ortaya çıkarıyor:
**
“Tencere kaynamazsa barış olmaz.”
**
Bu söz muhalefetin sloganı değil.
Bu söz sokak jargonundan çıkmadı.
Bu söz, hayatını üretimle, fabrika bacasıyla, istihdamla geçirmiş bir sanayicinin acı hafızasıdır. Balkan
GÖÇMENLERI DERNEGINDE devam eden sozleri
Deneyimli siyasetçi, Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar gözlemlerini paylaşırken
“Kürtlerle barış” yerine “Türkiye’nin kendisiyle barışı”
ifadesi gerektiğini söyledi.
Mesajlarından biri devlet yönetimineydi:
“Bizi yönetenler de biraz daha sakin olmalı ve bizi kaynaştırmalı.”
Ardından da…
Kendisini dinlemek için salonu dolduran Balgöç camiasına seslendi:
“İnandığınız şeyin peşinden koşun.”
Ve tam da bu yüzden GERCEKTIR..
Bugünkü iktidar hâlâ 90’ları anlatıyor. Mesut Yılmaz’ı, Tansu Çiller’i, koalisyonları suçluyor. Doğrudur, o dönemler karanlıktı.
Ama asıl soru şudur:
**
O karanlığı yaşayan Cavit Çağlar’ın uyarısIni duyun?
**
Dün Cavit Çağlar “fazla güçlü” diye hedef alındı.
Bugün sanayiciler
“fazla konuşuyor” diye susturuluyor.
Misal
en son Maraş milletvekili tarım eski Bakanı AK Partili Vahit Kirişçi'nin Maraşlı sanayiciHanefi Öksüz için söylediği sözlerdir.
*
Dün krizlerin faturası birkaç isme kesildi.
Bugün krizin faturası milletin mutfağına kesiliyor.
**
Ve mutfakta yangın var
Cavit Çağlar’ı anlamak için sadece holding tabelalarına, siyaset kulislerine ya da gazete manşetlerine bakmak yetmez. Onu anlamak için bir çocuğun Meriç Nehri’ni gece yarısı kayıkla geçerek hayata tutunma hikâyesine bakmak gerekir. Hayatını anlattığı Cavit Çağlar kitabını mutlaka alıp okumanızı tavsiye ederim kitap şu anda 100.000 adedin üstünde satılmıştır ve Rusçaya çevriliyor
**
Beş yaşında, Yunanistan’dan Türkiye’ye sığınan bir ailenin çocuğu olarak başladı onun yolculuğu. Yoksullukla, göçle, belirsizlikle yoğrulmuş bir çocukluk… Ama yılmadan, küsmeden, isyan etmeden. Hayata sırtını değil, omzunu dayadı.
**
Bugün Cavit Çağlar denildiğinde; sanayi, tekstil, istihdam ve Bursa akla geliyorsa, bu tesadüf değildir.
Kurduğu fabrikalarla binlerce insanın evinde tencerenin kaynamasına vesile olmuş bir isimdir o. Masa başında değil, tezgâh başında büyüyen bir sanayicidir.
Ve belki de onu farklı kılan en çarpıcı cümleyi Bursa’da kurmuştur:
**
“Tencere kaynamazsa, Türkiye'de barış da olmaz.”
**
Bu söz, bir siyasetçinin değil; hayatı alın teriyle okumuş bir sanayicinin, toplumu en yalın haliyle tarifidir.
Ekonomi yoksa huzur yoktur.
Ekmek yoksa demokrasi de kırılgandır.
Bu kadar net, bu kadar sade.
**
Cavit Çağlar’ın dünya siyasetinde de dikkate alınan bir isim olması boşuna değildir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kurduğu dostluk, Türkiye’nin zor dönemlerinde bile diyalog kanallarının açık kalmasına katkı sunmuş, ekonomi diplomasisinin görünmeyen ama etkili ayaklarından biri olmuştur.
Bu ilişki, magazin başlığı değil; devlet aklının tanıdığı bir iş insan


















