Kurban Bayramına Girerken Kahramanmaraş’ın Sessiz Çığlığı Türkiye bir bayrama daha hazırlanıyor.
Sofralar kurulacak, büyükler ziyaret edilecek, çocukların yüzü gülecek… Ama bayramın bereketini hissedemeyen şehirler de var. O şehirlerin başında ise deprem yaralarını hâlâ sarmaya çalışan Kahramanmaraş geliyor.
Bayram yaklaşıyor ama Maraş’ta insanların içi bayram etmiyor.Deprem Sonrası Bitmeyen Yorgunluk
Depremin üzerinden aylar geçti. Resmî açıklamalarda “iyileşme süreci” anlatılıyor, yeni konutlar konuşuluyor, projeler açıklanıyor. Fakat sokakta konuştuğunuz Maraşlı bambaşka bir tablo çiziyor.
Kiralar hâlâ yüksek. İşini kaybedenler çok. Küçük esnafın çoğu eski müşteri potansiyeline ulaşabilmiş değil.
Bayram alışverişi eskiden çarşıya hareket getirirdi. Bugün ise birçok dükkânın vitrinine sadece bakan var, içeri giren az.
Bayram geliyor ama alışveriş poşetleri dolmuyor.Tarım ve Hayvancılık Kan Ağlıyor
Maraş’ın en büyük gücü neydi?
Toprağı. Üretimi. Hayvancılığı.
Bugün çiftçi konuştuğunda aynı cümleyle başlıyor:“Üretmek istiyoruz ama maliyetler izin vermiyor.”Mazot pahalı. Gübre pahalı. Yem pahalı.
Hayvancılık yapanlar için durum daha ağır. Besicinin en büyük korkusu artık hastalık değil, maliyet.
Kurban Bayramı, hayvancılık yapanlar için yılın en önemli dönemidir. Ama bu yıl birçok besici şu soruyu soruyor:
“Satamazsam ne olacak?”
Çünkü vatandaşın alım gücü düşmüş durumda.Alıcı bekleyen kurbanlıklar, üreticinin omzundaki borç yükü gibi ağırlaşıyor.
Bayram bereketi olması gereken dönem, üretici için stres ve endişe dönemine dönüşmüş durumda.
Emeklinin Bayramı Nerede?
Bir zamanlar bayramlar emeklilerin en mutlu olduğu zamanlardı.
Torunlara harçlık verilir, sofralar kurulur, evler dolar taşardı.Bugün emekli bayramı hesap kitap yaparak karşılıyor. Bayram ikramiyesi pazara gidince eriyor.
Et almak lüks, kurban kesmek hayal haline gelmiş durumda.
Durumu iyi olanlara sesleniyorum KURBAN KESTİKTEN SONRA DİPFRİZ KOYMAYIN FAKİR FUKARAYA DAĞITIN LÜTFEN.
Bir emeklinin cümlesi aslında her şeyi özetliyor:
“Bayram geliyor ama biz misafir gelmesin diye dua eder hale geldik.”
Bu cümle bir şehrin ruh hâlidir.
Gençlerin Umudu Azalıyor Deprem sonrası göç hızlandı.Gençler iş için başka şehirlere gidiyor. Kalanlar ise “gelecek” kelimesini daha az kullanıyor.
Bir şehrin en büyük kaybı bina değildir.Umudun azalmasıdır.
Peki Bu Sorunlar Ne Zaman Bitecek?
Asıl soru bu.
Maraş’ın ihtiyacı olan şey yalnızca konut değildir.Ekonomik toparlanma.Üretim desteği.
Küçük esnafın ayağa kaldırılması.
Tarım ve hayvancılığın gerçek anlamda desteklenmesi. Çünkü şehir sadece betonla değil, üretimle ayağa kalkar. Bayramın Gerçek Anlamı
Bayram paylaşmaktır.
Bayram dayanışmadır.
Bayram, zor günlerde birbirini hatırlamaktır.
Bu bayram Türkiye’nin en çok hatırlaması gereken şehirlerden biri Kahramanmaraş’tır.
Belki de bu bayramın en büyük duası şu olmalı:
Kahramanmaraş’ta yeniden umutların yeşermesi.
Çünkü bir şehir ayağa kalkarsa, aslında hepimiz biraz ayağa kalkmış oluruz.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN DEĞERLİ HEMŞEHRİLERİM.
Ahmet Gözen
Mail : [email protected] youtube.com/@ahmetgozen8179


















