Değerli okuyucularım AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI yahu KIBRIS Devlet değil mi Türkiye Cumhuriyeti Nasıl Olur da KUZEY KIBRIES TÜRK DEVLETİNİN seçimlerine karışır.
Sayın Devlet Bahçeli Kıbrıs Halkının seçimlerle ilgili kararına nasıl karışır anlaşılır gibi değil YARIN TÜRKİYEDE CUMHUR İTTİFAKI SEÇİM KABEDERSE NE OLACAK SAYIN Devlet Bahçeli Kabul Etmeyecek mi.
Tabii konuyla ilgili Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN Devlet Bahçelinin fikrini kabul etmedi veya beyanat vermediği için KÜSÜP 29 EKİM TÖRENLERİNE KATILMADI MHP CENAHI.
GELİN KIBRIS SEÇİMLERİNİ İNCELEYELİM
Kıbrıs’ta Sandık Konuştu: Himaye Değil, Hür İrade Kazandı
Kıbrıs halkı konuştu.Hem de öyle bir konuştu ki, Ankara’nın yıllardır “biz biliriz” diyerek çizdiği politik hattı sandıkta boşa çıkardı.Kıbrıs Türkü bir kez daha gösterdi ki: ne para yardımı ne devlet desteği ne de medya propagandası iradenin önüne geçemez.Bu seçim, sadece bir adayın kaybı değil; bir zihniyetin iflasıdır.
Kaybeden Kimdi, Aslında Ne Kaybedildi?
Resmî sonuçlarda kaybeden belki Ersin Tatar’dı…
Ama esas kaybeden, “her şeyi kontrol edebilirim” diyen bir Ankara siyasetidir.
Bu sonuç, Türkiye’den gelen her tür yönlendirmeye “artık yeter” diyen bir halkın haykırışıdır.
Kıbrıs Türkü, yıllardır “biz kardeşiz” denilerek başlayan ama sonu hep “bizim dediğimiz olacak” diye biten bir siyasete demokratik tokat atmıştır.
Bu tokat ne kişiye, ne partiye, ne ideolojiye…Bu tokat, müdahaleye atılmıştır.
Kıbrıs Halkı: “Biz Minnettarız, Ama Emir Almıyoruz”
Kıbrıs halkı Türkiye’yi sever. Bunu kimse inkâr edemez.Ama sevgi, bağımlılık değildir.Sevgi, eşit ilişki ister; üstten bakış değil, göz hizasında bir dayanışma ister.
Ankara yıllardır Kıbrıs’ı bir laboratuvar gibi kullanıyor:
Ekonomik paketler, atanan danışmanlar, medya operasyonları, seçim stratejileri…
Ama unuttuğu bir şey var: Ada halkı küçüktür ama hafızası büyüktür.
Halk, hatırlar.
Kimin elini sıkıp kimin sırtına bastığını bilir.Ve günü geldiğinde, sandıkla cevabını verir.İşte o gün geldi. Kıbrıs halkı “biz sizin taşeronunuz değiliz” dedi.
Türkiye Ne Öğrenecek Bu Sandıktan?
Bu seçim, Ankara’nın dış politikasındaki en büyük aynadır.O aynaya bakınca sadece bir seçim kaybı değil, bir saygı kaybı da görülüyor.
Artık Türkiye’nin Kıbrıs’ta dostluk kazanmak istiyorsa şu üç şeyi anlaması gerekiyor:
1. Müdahale değil, diyalog.
Seçim dönemlerinde “aday dayatmak” halkta tepki yaratıyor.
2. Güç değil, güven.
Parayla kurulan ittifaklar, sandıkta çabucak yıkılıyor.
3. Saygı.
Kıbrıs Türk halkının kendi kimliğine, kendi tercihlerine saygı duyulmadan hiçbir “birlik” kalıcı olmaz.
Son Söz: Sandığın Sessiz Dersi
Kıbrıs halkı sessizdir ama sandığı gürültülüdür.O sandık bu kez, Ankara’ya bir mesaj gönderdi:
“Dost olalım ama eşit olalım.
Kardeş olalım ama emir-komuta zincirinde değil, omuz omuza.”
Bu seçim Ankara için bir yenilgi değilse bile, kesinlikle bir uyarıdır.Ve eğer bu uyarı doğru okunmazsa, sadece Kıbrıs değil, tüm Türk dünyası ile ilişkilerde “abi-kardeş” değil, “patron-tabela” algısı büyüyecektir.
Kıbrıs halkı artık bir mesaj verdi:
“Himaye bitti. Hürriyet başladı.”
Değerli MARAŞLI OKUYUCULARIM TÜRKİYEDEDE SANDIK ÖZLEM İLE BEKLENİYOR BUGÜN SANDIK GELSE HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK. BUNU AK PARTİ İKTİDARI İYİ OKUSUN .MARAŞ DEPREMİ ORTA DA HAYAT PAHALLIĞI ORTADA.















