Değerli Okuyucularım Günaydın Saglıklı bir hafta diliyorum.
Bir tarafta İran Amerika savaşı bir tarafta Türkiye nın ekonomik kırizi bir. Ramazan ayının son günlerine hayırlısı ile ulaşmamız sebebiyle Türkiye halkı milletimiz şu anda tam bir Ümitsizlik sarmalı içinde bulunuyor.
Önümüzdeki Hafta RAMAZAN BAYRAMI ŞİMDİ DEN BAYRAMINIZI KUTLUYORUM DEĞERLİ DOSTLARIM VE OKUYUCULARIM.
PETROL DEĞİL SU: ORTA DOĞU’NUN GERÇEK SAVAŞI
Dünya yine tehlikeli bir eşikte. ABD ile İran arasında giderek büyüyen gerilim artık yalnızca iki ülkenin meselesi değil. Bu gerilim; petrolü, doları, ticareti ve küresel ekonomiyi içine alan büyük bir jeopolitik hesaplaşmaya dönüşüyor.
Çinli akademisyen Jiang Xueqin’in yaptığı analiz bu nedenle dikkat çekici.
Jiang, 2024 yılında üç önemli öngörüde bulunmuştu. Bunlardan ikisinin gerçekleştiği yönündeki tartışmalar, üçüncü tahmini daha da ürkütücü hale getiriyor.
Profesöre göre ABD ile İran arasında çıkacak büyük bir savaşın sonucu sadece askeri olmayacak.
Ekonomik kriz, bölgesel açlık ve su felaketi. Aslında çoğu insan Orta Doğu denince petrolü düşünür.Oysa bölgenin gerçek kırılganlığı petrolde değil.
Suda.
Çünkü Körfez ülkelerinin büyük bölümü doğal tatlı su kaynaklarına sahip değil.
Su ihtiyaçlarının önemli bir kısmını deniz suyunu arıtan dev tesislerden sağlıyorlar.
Yani bu ülkeler aslında denizden ürettikleri suyla yaşıyor.
Bu durum, modern şehirleri görünenden çok daha kırılgan hale getiriyor.
Örneğin Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad.
Yaklaşık 10 milyon insanın yaşadığı bu dev şehirde suyun büyük kısmı arıtma tesislerinden geliyor.
Eğer bu tesisler savaşta hedef alınırsa, uzmanlara göre Riyad sadece iki hafta içinde susuz kalabilir.
Benzer durum Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn için de geçerli.
Yani Orta Doğu’da olası bir savaşın en büyük silahlarından biri petrol değil, su altyapısı olabilir.
Çünkü su kesildiğinde şehirler durur.
Hastaneler durur.Sanayi durur.Hayat durur.
İran’ın stratejisinin de tam olarak bu kırılgan noktaya odaklandığı iddia ediliyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji krizine yol açabilir.
Ama su arıtma tesislerinin devre dışı kalması, insani bir felaket yaratabilir.
Bugün Körfez ülkeleri gıdalarının büyük bölümünü de ithal ediyor.
Boğaz kapandığında sadece petrol değil, gıda da akamaz.
Bu durumda ortaya çıkacak tablo basit bir savaş değil.
Bölgesel bir yaşam krizi olur.
Tarih bize şunu gösteriyor:
Savaşlar çoğu zaman petrol için başlar. Ama sonuçları su ve gıda krizleriyle ortaya çıkar.
Çinli profesör Jiang Xueqin’in en dikkat çekici uyarısı da tam burada yatıyor.
Eğer bu savaş büyürse mesele sadece Washington ile Tahran arasındaki bir askeri çatışma olmayacak.
Bu aynı zamanda küresel ekonomiyi, enerji piyasalarını ve hatta dolar sistemini etkileyebilecek büyük bir kırılma olabilir.
Ancak bütün bu stratejik hesapların ötesinde unutulmaması gereken bir gerçek var:
Modern şehirler, gökdelenler ve petrol zenginliğiyle güçlü görünür.
Ama aslında tek bir şeye bağlıdır.
Suya.
Ve su kesildiğinde, dünyanın en zengin şehirleri bile birkaç hafta içinde çaresiz kalabilir.
Belki de bu yüzden Orta Doğu’nun gerçek savaşı petrol için değil.
Su için verilecek.
Ahmet Gözen


















