1.TÜRKİYENİN ÖNEMLİ SANAYİCİLERİNDEN MARAŞLI KİPAŞ HOLDING YÖN.KRL BŞK. SN HANEFİ ÖKSÜZ den HÜKÜMETE UYARI
2.MARAŞLI TEKSTİL SANAYİCİSİ SAYIN HÜLYA GÖRGEL'den TEKSTİL BİTİYOR FERYADI
Değerli okuyucularım Günaydın güzel bir hafta diliyorum .
Bu hafta sizlere tekstil sektörün ve sanayicinin içinde buluınduğu şartlardan Hükümete yapılan sektörün öncüsü Sn. Hanefi öksüz ve sanayici Sn. Hülya Görgel hanımefendinin gazete beyanları ve kendileri ile yaptığım tgörüşmeleri ve SANAYİNİN içine düştüğü durumu sunmaya çalışacağım Bu Uyarıların Hükümet tarafından dikkate alınmasını diliyor bu sanayiciler onların şahsında TÜM TÜRKİYE Sanayicisi hükümetten bunu bekliyor.
Değerli okuyucularım size önce
MARAŞ LI KİPAŞ HOLDİNG SAHİBİ MEHMET HANEFİ ÖKSÜZDEN SÖZ ETMEK İSTİYORUM
Sn.Mehmet Hanefi Öksüz Özgeçmiş ve İş Dünyasındaki Yerin den size önce söz edeyim :
Sn. Mehmet Hanefi Öksüz, Türkiye sanayi ve iş dünyasında özellikle Anadolu’daki büyüme hikâyelerinden biri olarak öne çıkıyor. İşte öne çıkan noktaları,
Kahramanmaraş doğumlu olup, şirketi Kipaş Holding’in (Kipaş Grubu) Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor.
Kipaş Holding 1984 yılında, Öksüz ile birlikte Gümüşer ailesi tarafından Kahramanmaraş’ta kuruldu; “Kahramanmaraş’ın ilk ve tek holdingi” ifadesiyle anılıyor.
Yatırımları çok sektörlü: tekstil, kâğıt, çimento, enerji, lojistik, eğitim gibi alanlara yayılan bir grubun lideri.
Öksüz sosyal sorumluluk ve bölgesel kalkınma konusunda da aktif: Yaptıkları bağışlar, burslar, eğitim-yatırımlarıyla öne çıkıyor. Örneğin, 2024 yılında yaklaşık 95 milyon TL’lik yardım yaptığı bildiriliyor.
Yatırımları milyarlarca Dolar ile ifade edilir KİPAŞ HOLDİNG VE MAREN ENERJİ şirkertlerinin Aydın İlinde Kağıt Sektöründeki yatırımı 2 milyar dolardır bu yatırımların Maraş Eskişehir Adana Ve türkiyeye yaydığınızda 10 milyar doları geçen ve binlerce kişinin çalıştığı sektörün sahibidir kardeşi Sayın Ahmet Öksüz İTİHM Başkanıdır. Kızı Sn. Sinem Öksüz Gen Nesil Atatürkün Türk Kaddını olarak Kipapş Holdingin KAĞIT SEKTÖRÜNÜ idare eder. Bunun Yanında Ortağı Gümüşer ailesi ile tam bir bütünlük arzeden Kipaş holdingin YÖNETİM KURULU BAŞKANI SN. HANEFİ ÖKSÜZ
Kipaş Holding İş dünyasında prestijli listelere giriyor: “Anadolu’nun en etkin iş insanları” arasında yer almış vaziyettedir.
Bu çerçevede, Öksüz Türkiye’de “bölgesel kalkınma” ve “Anadolu’dan çıkan sanayici” temsilleri açısından dikkat çekici bir Gurupturlar.
Sayın Hanefi Öksüz Kardeşimin;
Ekonomide Bugün Yaşanan Durum ve Öksüz’ün Sözleri Özsüz’ün son yaptığı açıklama, mevcut ekonomik duruma dair ciddi bir endişeyi ortaya koyuyor.
Sn Hanefi Öksüz Özellikle şunları söylüyor :
“Bugün 8 sektörde faaliyetimiz var. 41 yıldır ben böyle bir ekonomik buhran görmedim.” Diyor ve ilave ediyor..
“Faaliyetimizin olduğu sektörlerin hepsinde baş aşağı bir durum söz konusu.” sözleriyle çok yönlü bir zorluk yaşandığını belirtiyor..
Ekonomi politikalarına Sayın Hanefi Öksüz şu eleştiriyi yöneltti:
“Son yıllarda sadece enflasyonla mücadeleye odaklanıldı. Bunu da para politikasıyla çözmeye çalışıyorlar. Ekonomide sadece bir ayağa, bir noktaya odaklanılınca diğer taraflar için tedirginlik oluşuyor.”
Değerli Okuyucularım
Bu sözler, sadece kendisinin değil, çok sayıda sanayici ve üreticinin de benzer endişeler taşıdığını gösteriyor.
Ekonomik bağlamda Türkiye’nin durumu da şu şekilde özetlenebilir:
Türkiye ekonomisinde yüksek enflasyon, Türk Lirası’nın değer kaybı, kredi maliyetlerinin yükselmesi ve ihracat-rekabet gücünün azalması gibi birden çok risk var.
Uzmanlar bu durumu “kriz”den öte “buhran” olarak değerlendiriyor: Yani kısa süreli bir şok değil, uzun süreli, yapısal sorunlara işaret eden bir tablo.
Örneğin, dış finansman, cari açık, döviz kuru riski gibi dışsal faktörlerin yanı sıra, içeride sektörel kırılganlık ve istihdam-rekabet sorunları da belirgin.
Sayın Hanefi Öksüz Öksüz’ün “8 sektörde baş aşağı” tespiti de tam bu çok yönlü yapısal zorluklara işaret ediyor:
Yalnızca tekstil değil, enerji, kâğıt, lojistik gibi alanlar da aynı çalkantılı dönemi yaşıyor.
Her şeyden önce, Kahramanmaraş’ta doğup büyüyen ve Anadolu sanayisinin önemli temsilcilerinden biri haline gelen Mehmet Hanefi Öksüz, yaptığı açıklama ile yalnızca kendi firmasının değil, Türkiye üretim-sanayi dünyasının da yaşadığı derin sancılara dikkat çekiyor.
“41 yıldır ben böyle bir ekonomik buhran görmedim.”
Bu söz, sıradan bir cümle değil; bir üreticinin, yatırımcının, iş insanının yıllar içinde edindiği tecrübeye dayanarak yaptığı ciddi bir uyarı. Ve daha da önemlisi,
“faaliyetimizin olduğu 8 sektörde hepsinde baş aşağı bir durum”
ifadesiyle, sorunların sadece bir sektörle sınırlı olmadığını söylüyor.
Peki ne oluyor? Türkiye ekonomisi daha önce alışık olduğumuz “ara krizler” veya “düşüş-toparlanma” döngüsünden farklı bir döneme girmiş olabilir. Uzmanlar, yüksek enflasyonun kronikleştirdiğini,
Türk Lirası’nın değer kaybının üretici maliyetlerini yukarı çektiğini, kredi maliyetlerinin ve dış finansman ihtiyacının sıkıntı yarattığını söylüyor.
Öksüz, para politikalarına da işaret ediyor: “Sadece enflasyonla mücadeleye odaklanıldı… Ekonomide sadece bir ayağa odaklanılınca diğer taraflar için tedirginlik oluşuyor.” Gerçekten de, bir ekonomi sadece enflasyon kontrolüyle sağlıklı bir şekilde yönetilemez; üretkenlik, ihracat, enerji maliyeti, hukuk-malikâne güvenliği gibi birçok değişken bir arada ele alınmalı.
Bu nedenle, bir Anadolu sanayicisinin böylesi bir uyarı yapması; yerinde bir alarm anlamına geliyor. Ekonomi yalnızca yüksek büyüme rakamlarıyla değil, süren istikrar, rekabet gücü, işveren-çalışan ilişkisindeki güven, yatırım ortamındaki öngörülebilirlik ile ölçülür. Bugün pek çok alanda bu ölçütler sarsılmış gibi görünüyor.
Sonuç olarak:
Türkiye’de üretim yapan, istihdam yaratan şirketlerin sesi giderek yükseliyor. Öksüz’ün sözleri, salt bir iş insanının şikâyeti değil; “uyarı işareti”. Eğer sanayi cephesinden gelen bu tür mesajlar dikkate alınmazsa, kısa vadede “kriz” olarak adlandırılan bir dönemden geçmek yerine, uzun soluklu “buhran”la karşı karşıya kalabiliriz.
Bu nedenle ekonomi yönetimi için sadece bir ayağa değil, bütün ayağa bakmayı gerektiren bir dönemden geçiyoruz.
- Köşe Yazınızda Bana zaman ayırdığınız için Holdingim ve Maraşlılar olarak size teşekkür ederim Ahmet Bey.
Sayın Hanefi Öksüz Milyarlarca dolar Türkiye deki Yatırımı İle ŞİRKETLERİM BAŞAŞAĞI GİDİYOR ÇOK BÜYÜK BUHRAN YAŞIYORUZ DİYOR.İSE BU SÖZLER SANAYİCİNİN FERYADI DIR DEVLETİ YÖNETENLERİN PEMBE TABLO ÇİZMESİN LER BU KONKARTADOLAR BU EKONOMİK DURUM SANAYİCİNİN İFLASIDIR.İFLASIDIR.
- Devleti Yönetenlerın bu sözleri dikkate alması gerekir TÜRKİYE SANAYİDE TİCARETTE gercekten buhran yaşıyor bunu hükümete korkusuzca ifade eden sayın Hanefi öksüz dostuma teşekkür ederim .
- DEVLETE VE ONU İDARE EDEN SİYASİ LERE EN SAMİMİ UYARIYI BUHRAN OLARAK YAPAN SN HANEFİ ÖKSÜZ KARDEŞİME TEŞEKKÜR EDERİM.
Sayın Hanefi Öksüz Yaptığı Yatırımlar ile Binlerce Türk İnsanına Ekmek Vermektedir Sadece 2024 yılında yaptığı sosyal yardımlar tutarı 2024 yılında 95 miyon TL olan Bizim Bu üreten insanların sözlerini dikkate almamız gerekir aksi takdirde ÜRETMEYEN DURUMA DÜŞERİZ .
YOLUN AÇIK OLSUN SAYIN HANEFİ ÖKSÜZ
- Değerli Okuyucularım Şimdi size Maraşlı Sanayici Atatürkün Yetiştirdiği Türk Kadınının Şu anki tekstilin içinde bulunduğu durumu anlatan çok değerli Hanımefendiyi size tanıtıyorum.
2-MARAŞLI TEKSTİL SANAYİCİSİ SAYIN HÜLYA GÖRGEL den
TEKSTİL BİTİYOR FERYADI
Size önce Sayın Hülya Görgel Hanım Efendiyi tanıtayım Kendisi ile görüşmem de bakın neler söylüyor.
Ahmet Bey Benim Öz geçmişim önce oradan başlayayım .
Kahramanmaraş doğumluyum.
İlk orta lise Kahramanmaraş’ta okudum. Liseden sonra Koç Üniversite Ekonomi bölümüne başladım.
Çok Değer Verdiğim Ailem Ve Bir Çocuğum var.
Hobilerim arasında penye ipten halı dokumak, organik sirke yapmak, makale yazmak ve yolumun kesiştiği insanların hayatlarına olumlu bir içsel dokunuş yapmak en öncelikli olanlardır. Uzun yıllardır Dünya, Maraş Haber, Manşet vb gibi yerel ve ulusal gazetelerde zaman zaman makalelerim yayınlanmaktadır.
Kahramanmaraş’taki ilk tekstil iştiraklerinden birisi olan Marteks, daha sonra Marmis ve son 31 yıldırda Modasan olarak faaliyet gösteren iplik fabrikalarında yöneticilik yapan Mustafa Görgel ve Yasemin Görgel’in ikinci kızlarıyım.
70 yılı aşkın bir süredir tekstil sektöründe hizmet veren bir ailedenim. 35 yılı aşkın bir süredir, aylık ortalama 600-1000 kişiye istihdam veren işletmelerimizde, çeşitli kademelerde çalıştım.
Türkiye’de üretim yaparak, dünya ya, ülkemize, çalışanlarımıza ve kendimize olumlu katkılar sağlamaktan her zaman onur duydum.
Yaptığım işi milletim adına yapmak en büyük motivasyonum.
Tekstil sektörünün içinden geçmekte olduğu bu belirsiz süreç için çözüm odaklı projeler üretmeye çalışan birisiyim.
Tekstil üretimi insanlığın temel ihtiyaçlarından birisini karşıladığı için insanlık var olduğu sürece devam edecektir.
Değerli Okuyucularım
1. Hülya Hanımın şirket içindeki görev iGörevi ve Şirketi
Sn.Hülya Görgel, Modasan Tekstil’de Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapıyor. Modasan Tekstil, Kahramanmaraş merkezli bir iplik üretici firmadır. .
Günde 40 TON İPLİK ÜRETMEKTEDİR.
2.Sektörel Görüşleri ve Faaliyetler ;Sn Hülya iGörgel, Türkiye tekstil sektörünün içinde bulunduğu kriz konusunda sıkça görüş bildiriyor.
Özellikle ithalatın artması, üretimin yavaşlaması ve yerli sanayicilerin zor durumda olması meselelerine dikkat çekiyor.
“Türkiye tekstil ithalatı % 70’lere ulaştı” iddiasını dile Getiriyor . Bu Durumun Türk Giyim Sanayisinin ölmesi demek olduğu feryadında bulunuyor.
Enerji, işçi maliyetleri ve makine atılması gibi konulara değinerek, devletin sektörü desteklemesi gerektiğini vurguluyor.
“Enflasyonla mücadele üretim olmadan başarılamaz” diyerek, üretim odaklı ekonomik politikalara çağrı yapıyor.
3. Kriz Çağrısı ve Devlet Politikası
Sn.Görgel, devletin B planı oluşturmasını, yerli üretimi koruyacak düzenlemeler yapmasını savunuyor.
Yerli üreticilerin atıl makine yatırımları ve istihdam kaybı yaşadığı konusunda uyarılarda bulunuyor.
Türk Tekstili ;
Türkiye’nin ciddi bir üretici olduğu gerçeği, üretim kalitesinin diğer tekstil üreticisi ülkeler ile kıyaslandığında açık farkla daha iyi olması ve dünyanın her zaman tedarikçi ülkelere ihtiyacının olduğu gerçekliği bizleri , içinden geçtiğimiz belirsiz süreçte yeni çözümler üretmeye ve bu çözümleri optimal şartlarda uygulamaya başlamaya mecbur bırakmaktadır.
- Optimal sonuçlar ve getiriler içinse devlet desteği şarttır. Geri dönüşü olmayan bir kaosa dönüşmeden, kesin çözüm getirici kararların alınmasının şart olduğu son zamanlardayız. Maalesef Tekstile Devlet Desteği yoktur Dövüzün sabit tutulması yanlıştır .
- Unutulmamalıdır ki en iyi çözümler en kaotik ortamlarda üretilir ancak artık tekstil sektöründe direnecek, bekleyecek zaman kalmamıştır
- . Biz Sektör olarak Binlerce işçi çalıştırarak işsizliği önleyen en önemli sektörüz .
- BİZ TEDKSTİL VE İPLİK ÜRETMEDİĞİMİZDE PAMUK DEĞER KAZANMAZ BUGUN EGE VE MARAŞ PAMUK ÜRETİCİSİ ÇOK BUYUK DAR BOĞAZDA DIR TÜRK TEKSTİLİ MISIRA KAÇMAKTADIR DEVLETİN BUNLARI DÜŞÜNMESİ LAZIM. MAALESEF DEVLET TÜRK TEKSTİLİNE KARŞI ŞU AN DUYARSIZDIR. BU DURUM PAMUK ÜRETİCİSİNİDE DERİNDEN ETKİLER BUGUN TEKSTİL ÜRETİCİSİ GİBİ PAMUK ÜRETİCİSİDE DEVLETE KARŞI FERYAT ETMEKTEDİR.
- Karar almak kadar kararları hızla uygulamakta çözümün olmazsa olmazıdır.
Günler karanlık gibi görünse de bu çabalarımız bizleri aydınlığa çıkaracaktır inşallah.
Ahmet Bey İnşallah Devleti Yönetenler bu feryadımızı duyarlar bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
Değerli Okuyucularım İyi Haftalar dilerim.















