Savaş bir insanlık suçudur. Günümüzde de savaşlar maalesef son bulmuş değil. Son dönemlerde İsrail’in Filistin’e yaptığı saldırılara dünyadan tepkiler hızla büyüyor. Vatandaşlarımız da duyarlılık göstergesi olarak sosyal ağlarda tepkilerini paylaşıyorlar. Peki bu tepkiler gerçekten işe yarıyor mu? Ya da “Gazze Yalnız Değil” etiketiyle paylaşılan bir hikayenin ardından mutlu mesut sütlü kahveyle gösterilen kocaman bir gülücük bu tepkiyi anlamlı kılıyor mu?
Afetler, krizler, savaşlar, göçler ve diğer bütün felaketler dünyanın dört bir yanında farklı şekilde yaşanmaya devam ediyor. Deprem olduğu zaman deprem bölgesi dışında ki insanların hayatları olduğu gibi akmaya devam ediyordu. Duyarlılık gösteren insanların çoğu ya daha önce depremi yaşamış ya da bu konuda eğitim almış bilinçli kişilerdi. Peki diğer insanların ne yapması gerekiyordu? Bir yerde savaş, bir yerde kriz, başka bir yerde türlü felaketler devam ederken ve bu kadar insan dayanılmaz acılar çekerken diğerleri ne yapmalı?
Açıkçası herkesin elinden gelen bir şey olmaması oldukça doğaldır. Hepimiz yaşanacak herhangi bir felaket durumunda acı çeken insanların yerinde olmaya adayız. Ancak o acıyı tahmin edebilmemiz mümkün değil. An içinde bulunduğumuz zihinsel duruma göre tepkiler veririz. Tok olduğumuzda bir daha aç hissetmeyecekmiş gibi oluruz, asla ayrılamayacağımızı düşündüğümüz eski sevgilimizi unuturuz veya hava sıcak ve güneşli olduğunda ıslanacak çamaşırları düşünmeyiz. Buna literatürde “empati boşluğu” adı verilir.
Sosyal medyada bir tepki ile ilgili bir hikaye paylaşmak bir şeyleri değiştirmeyecek olsa da anlamlıdır. Kişi bunu anlama çabası ile yaşanan acıların farkında olduğunu ve diğer insanlarında bilinçlenmesine yardımcı olduğunu kanıtlar. Herkesin bu duyarlılığı göstermesi gerekli değildir. Kimsenin duyarlılığını kanıtlamak gibi bir zorunluluğu da yoktur ve bunun için daha farklı yollar da mevcuttur. Paylaşılan tepkinin ardından hayatın normal akışını da göstermenin, güldüğünü ve eğlendiğini paylaşmanın garip olan hiçbir yanı yoktur. İnsan gün içinde birden fazla ruh haline sahip olabilir ve duyguların dalgalanması olağandır. Ayrıca sosyal ağların varoluş biçimi de genelde hayatın olumlu yönlerine vurgu yapmaktır. Bu nedenle kısaca söylemek gerekirse ardı ardına yapılan farklı paylaşımlarda bir sakınca yoktur ve normaldir.
Psikolojik Danışman
Zahide Ebrar Türksayar


















